<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>FikraHikaye.Com</title><description>Fikra fikralar Hikaye Hikayeler  Sohbet chat mirc Bedava binlerce fıkra</description><link>http://www.fikrahikaye.com</link><language>tr-TR</language><item>
<title>temel hastahanede</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/temel_hastahanede.html</link>
<description>temel bir gün hastaneye gitmiş hastenenin bir köşesinde bir adam hüngür hüngür ağlıyormuş. temel sormuş niye ağlıyorsun uşağum diye. adam:
- kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler.
bu sefer temel ağlamaya başlamış. adam sormuş temele "niye ağlıyorsun" diye; temel cevaplamış:
- ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim daa.</description>
</item><item>
<title>Kolay Ameliyat</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Kolay_Ameliyat.html</link>
<description>büyük bir hastanede 5 ünlü cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin daha kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış.
İlk cerrah; "-ben" demiş, "-muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur"
İkincisi;"-doğru ama" demiş, "-elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. her şey ayrı, ayrı renktedir."
Üçüncü cerrah;"-siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. her şey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur."
dördüncüsü;"-İnşaatçıların ameliyatı da pek kolay olur, projeleri hazırdır." demiş,"-Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar."
sonuncu cerrah;"-arkadaşlar" demiş, "siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. onları kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. beyinleri de öyle. en kolay ameliyat onlarınkidir.Üstelik kafaları ile popolarının yeri karıştırılsa bile birbirlerinin yerine takılabilir!"</description>
</item><item>
<title>el bombasi</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/el_bombasi.html</link>
<description>zorunlu askerliğini yapmakta olan genç babaannesine koli içerisinde bir el bombası yollar, pimine yapıştırdığı kağıtta;
-babaanneciğim, benim acilen izine gelmemi istiyorsan lütfen bu halkayı yerinden çekip çıkar!...</description>
</item><item>
<title>hayal kirikligi</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/hayal_kirikligi.html</link>
<description>İngilterenin saygın kız kolejlerinden birinde biyoloji öğretmeni öğrencilerden miss perkinsa;
- söyle bakalım, insan vücudunda uyarıldığında normal büyüklüğünün altı katına ulaşan orğan hangisidir?.
Öğrenci yüzü kızararak;
- bana bu soruyu sorduğunuzdan ailemin haberi olacak demiş. Öğretmen başka bir öğrenciye dönmüş;
- sen söyle miss sarah demiş.
sarah;
- loş ışıkta gözbebeği yanıtını vermiş.
Öğretmen aferin dedikten sonra miss perkinsa dönmüş;
- sana üç şey söyleyeceğim demiş.
- birincisi, dersine hiç çalışmamışsın bundan ailenin haberi olacak. İkincisi, aklın fikrin sürekli kötü şeylerde. Üçüncüsü ise, ileride çok büyük hayal kırıklığına uğrayacaksın...</description>
</item><item>
<title>Ucuncu Kadin Fikrasi</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Ucuncu_Kadin_Fikrasi.html</link>
<description>adam balık tutuyor. bir elinde oltası öbür elinde ise bir taşı tutmuş vaziyette havada... kadın yanına yaklaşıyor ve soruyor:
- "oltayı anladım da, bu taşı neden böyle tutuyorsunuz?" adam:
- "bir şartla söylerim!" Şartı duyan kadın kızıp gidiyor ama merakını yenemiyor, tekrar dönüp geliyor. "peki diyor şartını yerine getirelim; ondan sonra söyle bu taşı neden böyle havada tuttuğunu.." Şart yerine geldikten sonra adam taşı neden öyle havada tuttuğunu açıklıyor..
- "bu oltaya sabahtan beri hiç balık vurmadı. ama sen bu taşa düşen üçüncü kadınsın."</description>
</item><item>
<title>Boz kartal</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Boz_kartal.html</link>
<description>milli park polisleri, adamın birini, nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınan bir boz kartalı kesmiş, pişirip yerken görmüş ve derhal tutuklamışlar... mahkemede adamın avukatları müthiş bir savunma yapmışlar:
- bu adam ormanda yolunu kaybetmişti. günlerdir aç olduğu için ya kartalı öldürecekti, ya kendisi ölecekti.
yargiç bu savunmayı kabul edebileceğini söylemiş. kararını açıklamadan önce, sanığa dönmüş:
- son bir şey sormak istiyorum. ben de av meraklısıyım da.. bu boz kartalın tadı nasıl bir şey?
- valla efendim! tam olarak kelaynak ile mavi gagalı puhu kuşu tatlarının arasında bir şey..!</description>
</item><item>
<title>Hizli Kosu</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Hizli_Kosu.html</link>
<description>bir amerikali ile japon safariye çıkmışlar. her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. derken uzakta bir aslan görünmüş. amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. ama karavana. hemen japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. fakat o da karavana. aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. amerikalı sormuş :
-ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-yoo, senden hızlı koşsam yeter...</description>
</item><item>
<title>Vurun bu iti</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Vurun_bu_iti.html</link>
<description>bir araştırma grubu eşine ender rastlanan maymun türlerini araştırmak için bir köye giderler. bu köyde bu maymunları yakalayabilecek bir adam bulurlar, adam maymun başına 100 dolar ister ve anlaşırlar. ormanda yürürken adam ağaçta bir maymun görür. ağaca bir omuz atar maymun düşer ve köpeği maymunu becerir, maymun sersemler ve yakalarlar. devam ederler ve bir başka ağaçta bir maymun daha, aynı şekilde maymunu yakalarlar. yine yola koyulurlar ağacın birinde bir maymun daha, adam ağaca omuz atar fakat maymun düşmez, tekme atar yine düşmez, son çare adam ağaca çıkıp maymunu aşağıya atacaktır. tüfeğini yanındakine verir ve derki
-Şayet ağaçtan ilk önce ben düşersem vurun bu iti ..! der .</description>
</item><item>
<title>Ayi neye basip dusuyor</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Ayi_neye_basip_dusuyor.html</link>
<description>adamın biri eski bir macerasını kahvede arkadaşlarına anlatıyordu.macera şöyleydi:
-"ben dağa çıkmıştım.Önüme bir anda kocaman bir ayı çıktı.ben kaçmaya başladım.ayı beni kovalıyor ve bana daha çok yaklaşıyordu.ayı tam pençeyi yapıştırcak , kayıp düşüyordu.bu 2-3 kez oldu böyle."
kahve de oturan adamlardan biri şöyle dedi:
"abi ben olsam altıma yapardım.
adam cevap verir.
-"lan ayıoğluayı, ayı neye basıpta düşüyor sanıyorsun!!!"</description>
</item><item>
<title>Ava giden avlanir</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Ava_giden_avlanir.html</link>
<description>avcı ormanda avlanırken yorgun düşer ve bir ağaç altında uykuya dalar. aradan biraz zaman geçer, uyandığında tüfeği alınmış ve etrafında yamyamlar dans etmektedir. adam korku içinde söylenmeye başlar.evet şimdi ya**ğı yedik diye, o anda yukarıdan bir ses gelir,korkma sana hiç birşey olmayacak. hemen yanındaki mızrağı al ve tam karşındaki tüylü olan şeflerinin kalbine fırlat diye. avcı can havliyle mızrağı alır ve şeflerinin tam kalbine fırlatır. Şef ölmüştür ve ortalık bir anda sessızliğe boğulur. İşte o zaman yukarıdan bir ses daha gelir.evet şimdi ya**ğı yedin.</description>
</item> 
</channel>
</rss>