<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>FikraHikaye.Com</title><description>Fikra fikralar Hikaye Hikayeler  Sohbet chat mirc Bedava binlerce fıkra</description><link>http://www.fikrahikaye.com</link><language>tr-TR</language><item>
<title>Sevenler Anlar - Çelik</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Sevenler_Anlar_-_celik.html</link>
<description>sevenler anlar - Çelik

nasil sevdim seni, sevenler anlar
severken ayrilan, çekenler anlar

halimi bir türlü anlatamadim
içim ezildi içim, çare bulamadim
aradim olmadi, sordum olmadi
severken ayrilan, çekenler anlar

yeminler olsun sana, ne olur bir dinle
gönül kapini aç da bak, bekleyen kim diye
kapinda bekleyen beni göreceksin
piiman olmui her halinden anla diyeceksin
o da sevmii beni ben de sevmiiim
severken anlayan,  çekenler anlar

yok iite yok
her iey yalan
gözler yalan, sözler yalan

söyleyen : Çelik</description>
</item><item>
<title>Sonuna Kadar - Ferda Anıl Yarkın</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Sonuna_Kadar_-_Ferda_Anil_Yarkin.html</link>
<description>sonuna kadar - ferda anıl yarkın

sonuna kadar geldim aikin
aliiamadim ben sana
yetiiemedim ben sana
anlatamadim derdimi
aila gönül aila
yazik ettin yazik
kendinden çok bana
gücüm kalmadi artik
her yokluiunda
aylar geçse de
yillar geçse de
bir ömür böyle sürse de
ben seni unutamam

sonuna kadar geldim aikin
kavuiamadim ben sana
yetiiemedim ben sana
anlatamadim derdimi
aila gönül aila
bekledim inan seni her gün
dayanamadim sevgisiz
yaiayamadim ben sensiz
anlatamadim derdimi
aila gönül aila
yazik ettin yazik
kendinden çok bana
gücüm kalmadi artik
her yoklugunda
aylar geçse de
yillar geçse de
bir ömür böyle sürse de
ben seni unutamam

sonuna kadar geldim aikin..


söyleyen : ferda anıl yarkın</description>
</item><item>
<title>papagan fikrasi</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/papagan_fikrasi.html</link>
<description>adamın biri evinde bir erkek papağan besliyormuş. onu çok sevdiğinden istediği her şeyi yapıyormuş. papağan bir gün dişi papağan diye tutturmuş. adam başlamış aramaya ama ne mümkün. papağan onu terkedeceğini söyleyerek tehtit etmiş. adam çaresiz aramaya devam etmiş fakat hiç biryerde dişi papağan bulamamış. sonunda papağan bir öneride bulunmuş;
- karşı binada dişi bir papağan var ama sahibi kesinlikle vermez, onu isteyeceksin, vermezse çok para verip al.
adam gidip ancak yüklü miktarda bir parayla papağanı alabilmiş bir geceliğine fakat papağanın kılına zarar gelmemesi şartıyla. İki papağanı kafese koyup utanmasınlar diye üzerlerini örtmüş kendi papağanına sıkı sıkı dişinin kılına zarar vermemesini tenbih etmiş. adam sabah kalkıp bunlara baktığında erkeğin mayıştığını, dişinin ise tüylerinin havada uçuştuğunu görmüş. bunun üzerine sinirlenen adam papağana;
- ne yaptığını sanıyorsun sen diye kızmış.
papağan gevşek gevşek cevap vermiş;
- o kadar para verdik seks dediğin soymadan yapılmazki...</description>
</item><item>
<title>asansor fikrasi</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/asansor_fikrasi.html</link>
<description>temelle oğlu İstanbulu hiç görmemişler ve bir iş için oraya giderler.
küçük köylerinden sonra gördükleri her şeye şaşırır ve hayretler içinde kalırlar.
taksimde gezerlerken bir otelin içine girerler. bir bakarlar ki demirden duvarlar ve bu duvarlar otomatik olarak açılıp kapanabiliyor.
tabii ki ikisi de şaşırmış. temelin oğlu babasına sormuş ; "buba bu ne ya?"
temel hayatında hiç asansör görmediği için şu şekilde yanıtlamış "oğlum ben böyle bir şeyi hayatımda görmedim, ne olduğunu bilmiyorum."
İkisi de büyük bir şaşkınlıkla bu duvarlara bakarken 150 kiloluk şişman bir bayan açılan duvarlardan küçük bir odanın içine girer.
duvarlar yine kapanır ve numaralar birer birer yükselmeye başlar.
daha sonra numaralar küçülmeye başlar. temel ve oğlu şaşkınlık içindedirler.
birazdan duvarlar yine açılır ve dışarıya 24 yaşlarında çok güzel,seksi, zayıf ve sarışın bir bayan çıkar.
temel gözünü bu bayandan ayırmadan oğluna sessizce ; "hemen git anani al ve buraya cetur."</description>
</item><item>
<title>Kendimin dedesi oldum</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Kendimin_dedesi_oldum.html</link>
<description>genç bir kızı olan bir dulla evlendim. babam da benim kızımla evlendi. böylece babamın kayınpederi oldum. bir yıl sonra bizim bir çocuğumuz oldu. bu çocuk babamın kayın biraderi aynı zamanda benim de dayım oldu. bir süre sonrada babamın bir çocuğu oldu. bu çocuk benim kardeşim aynı zamanda torunumda oldu. İnsanın kardeşinin dedesi onunda dedesi olacağından kendi kendimin dedesi oldum.


amerikalı bir yazardan alıntı.</description>
</item><item>
<title>Karanlık Bodrum</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Karanlik_Bodrum.html</link>
<description>askere gitmeme kalmış 12 gün, vay bee 2 hafta bile değil. son günlerimde sanki ölecekmiş edasıyla yaşayarak değerlendiriyorum. Şubat aylarındayız hava buz gibi gece saat 01:00 suları, Şuleyi aradım bir kaç duygusal konuşmayla evinden çıkmaya ikna ettim. İkna etme konusunda çok iyiydim çok fazla uğraştıramazlardı beni.


apartmanın ışığı yandı, kısa bir süre sonra kapı açıldı.

- delimisin sen yaa bu saatte babam duyarsa ne olur biliomusun ?

- bişey olcanı sanmıyorum. baban şuan onuncu uykusunda, dokuzuncu rüyasını görüyordur


buz gibiydi ellerim, Şulenin ellerini tuttum kendini sıktı.


- bitanem çok üşümüşsün sen

- hı hı


konuya nereden ve ne zaman gireceğimi bilmiyordum. zaman hızla akıyordu. birden bire ağzımdan kelimeler dökülmeye başladı.

- bu gece sabaha kadar yanımda olmanı istiyorum

- babamı unutmuş gibisin

gerçektende babası unutulur gibi değildi. ayrıca Şulenin babası salih beni hiç sevmezdi bende onu tabi. bir gün arabası bozulmuş, kafayı kaputun içine sokmuş motorla dertleşiyo adam.

- hadi oğlum yağın tamam suyun tamam benzininde var. ne istiyosun sen yaa.

yanından geçerken biraz uzaklaşarak söylemeden edemedim.

- ya salih amca sen doktormusun?

- ne?

- kaputu dinliyordun ya hahaha hahaha, neyi var? başımı ağrıyo? haahahaa#8230;

- allah allah git len. doktormuymuşum, ne oluyo şimdi bu?


salih benim intikamımı arabadan çıkarırcasına bağırta bağırta gözden kayboldu#8230;

bu olayı o gece Şule ye de anlattım hem kızdı hem güldü. İnanamıyordum dışarısı soğuk diye apartmandaki bodrumlarına girmiştik. her taraf karanlık salih de gelince aklıma biraz ürperdim açıkcası. bodruma girip oturduk Şuleyi sürekli öpüyordum, sarılıyordum. bi ara ikimizinde içi geçmiş uyuya kalmışız. ben bi sesle uyanıyorum, Şule kendi kendine konuşuyor.


- benim bir sürü aşkım var, ama bir tane aşkım var

- nasıl yani??  şaşırıyorum, rüyada olduğundan haberim yok 

- bana bir sürü kişi aşkım diyo ama benim bir tane aşkım var

- kim peki o aşkın

- sensin işte aşkım

ne oldu şimdi bu kıza??

- sabah olcak akşam olcak sonra bir daha sabah olcak sonra yine akşam olcak.


biraz toparlandım farklı şeyler düşünmeye başladım. ya kıza bişey olduysa ya normale dönmezse, bu bodrumda ben neyi kanıtlayabilirimki. Üzerimde korkular hakim olmaya başladı. Şule bana bol bol aşkım demezdi bu işte bir gariplik olduğunu ordan anladım.


- Şule noluyo yaa

- hadi aşkım evimize gidelim

- ne evi

ayağa kalkıyor

- ya sen beni kandırıyosun sabah oldu hala evimize gitmiyoruz, hadi aşkım evimize gidelim yaa

elinden tutup kendime çekiyorum.

- ya bizim evimizmi var?, sizin evi kastediyorsan ben oraya girerim girmesine ama geri çıkabilirmiyim bilmiyorum.

- hadi aşkım evimize gidelim

- baban görürse ne olur biliyormusun

- babam seni çok seviyor aşkım

- ya ne demesin, bende onu çok severim

düşünüorum, bu gerçektende uykuda şuan ben buna mantıklı cevaplar neden veriyorumki oyalayıcı cevaplarla sabaha kadar geçiştireyim diyorum. Şule hiç susmuyor boş boş konuşmaya devam ediyor.

- aşkm sabah olmuş akşam olmuş sonra bi daha akşam olmuş

- evet sabah olmuş akşam olmuş sonra bi daha akşam olmuş

- hahahaha sabahmı olmuş aşkım


ya uykuda değilse, ya cinler karıştıysa, yoksa bu bir yalan da benimi deniyor ? Şuleyle uzun bir süre hiç durmadan öpüştük. normalde bu kadarını kısıtlardı. yok yok kesin rüyadaydı. o kadar istekliydikki sağ ayağıma kramp girdi ama hala dudaklarındayım, nasıl bişeyse bir türlü kopamıyordum acı bile beni alıkoyamadı. sabah olduğunda Şule aynen bunları söyledi.

- ya benim ağzım yorulmuş ben çokmu konuştum

- hiç sustunmu ki ?

- bitanem sana söylemeyi unuttum ben uyurken hep konuşuyorum


bu kızla evlendiğimi düşünemiyorum dedim kendime. ama her şeye rağmen Şule çok güzeldi giderken belinden tutup son kez dudaklarından öptüm.


shady seko</description>
</item><item>
<title>Orda 1 köy var uzakta  4 ayaklılar</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Orda_1_koy_var_uzakta_4_ayaklilar.html</link>
<description>17 yaşlarındayım. ağustos ayıydı, teyzemlere misafirliğe gitmiştik.

kız arkadaşım, kuzeniyle birlikte annannesi#8217;nin köyüne gidip 1 hafta kalcaktı. gitmeden buluşuyoruz. muhabbet koyu, son arabanın saat 6#8242;da oldunu unutmuşuz. selinin kuzeni berna koşarak geliyor.

- ya ne zamandır sizi arıyorum 20dk sonra araba kalkıcak annem öldürecek bizi

selin bana bakıyor, bende benim suçum değil der gibi bakıyorum. selin ayağa kalkıyor.

- ya napıcaz biz şimdi ?

her şeye karışmasam olmaz bazen hiç susmayı bilmiyorum.

- ya gidelim hemen, araba gitmişse de bi çözüm buluruz. hiç bişe bulamazsak bile yürürüz zaten 13 km nolcak.

- ayy aşkım bitanem benim. seni çok seviyorum benn

terminale gidiyoruz ve arabanın gittini öğreniyoruz. canım sıkılıyor ben öylesine dedim bunlar ciddiye aldı. hava kararıyor biz galiba gerçektende yürüycektik, vazgeçemiyorum sözümü tutmamış pozisyonuna gireceğim yoksa. başka seçenek de kalmadı. başladık yürümeye gittiğimiz yerler ıssızlaşmaya başladı havada karardı, köpek fobimde var şurdan hayırlısıyla bi kurtulsaydım diyorum sürekli. en sonunda otostop çekmeye karar verdim. Şansıma gele gele karşıdan traktör geliyodu, durdurdum.


yaşlı adam

- Çocuklar nereye böyle

- amca bunlar benim teyzemin kızları köyde düğünümüz var oraya gidecektik, son arabayı kaçırdık.

 hızlı düşünen yalancılardanım 

- hee tamam atlayın bakalım

selin bana baktı

- ne yalancısın

- ya ne alakası var


sallana sallana gidiyorduk. 7 km falan gittik traktör durdu, yol ayrımına geldik inmemiz gerekiyordu. aşşağıya indik, berna


- allah kahretsin ne yapcaz şimdi dedi


tekrar yürüyoruz, köpek sesleri geliyor yakınlardan. her taraf arazi aklımdaki tek şey korku ve ötesi. yerden bi sopa buluyorum elime alıyorum. berna bana bakıp gülüyor.

- devam et gülmeye, 4 ayaklılar geldiğinde de böyle gülebilecekmisin merak ediyorum.


selin hemen koluma giriyor oda korkuyordu ama ben bi başka korkuyordum köpek fobim vardı. benim için karşıma çıkması havlaması veya koşması bile yeterliydi. selin bana hangi duaları biliosun diye sordu bende


- süphaneke, fatiha dedim

- bu kadarcıkmı ?

- unuttum, yoksa biliodum hepsini. sanki sen biliosun hepsini

- biliyorum tabi

- oku o zaman ayet-el kursi#8217;yi  kendimi bildim bileli bu dua yı hiç ezberleyemiyordum ondan onu sordum 

gerçektende okudu. biraz daha yürüdükten sonra bi sesler duydum, bi araba vardı gittim baktım. kapısında resmİ hİzmete mahsustur yazıyordu. arkaya döndüm.


- gördünüzmü, hizmet ayamıza kadar geldi.


adamın yanına gittim traktörcüye attığım yalanın aynısını ona da attım. oda geri çevirmedi selinlerin evinin yakınlarına kadar bıraktı bizi. teşekkür ettikten sonra, kafamda sadece benim şehir merkezine tekrar nasıl gideceğim sorusu kaldı.


- ya ben nerde kalıcam

berna ;

- selin, serkan nerde kalacak?

- aşkım napcazki?

berna araya girdi.

- buldum bak şu evdeki teyze#8217;ye soralım. onun bildiği birilerinin boş odaları varsa orda kal.

- ben tanımadım birinin evinde kalmam.

- napcan peki o zaman.

sonunda ikna ettiler yine beni, her şeye tamam diyorum mal gibi. başka çaremde yoktu zaten

- İyi akşamlar teyze ben arkadaşlarımı annannesi gile getirdimde arabam bozuldu köy dışında buralarda sabahlıya bilcemiz bi yer varmı acaba ?

teyzenin oğlu#8217;da evden çıkmış bana bakıyor.

- bizde kalırsın yavrum benim oğlumda yarin askere gidiyor. arkadaşlarıyla eğlence falan yapıcakmış onun odasında kalırsın.

- Çok sağol teyze, o zaman ben arkadaşları bırakıp geleyim

kızları annannesinin evlerine bıraktım. vedalaştık geri geliyorum. kapıyı Çaldım. yaşlı bir adam çıktı.

- oğlum teyzen sana burda kal demiş ama bizde boş oda yokki o bilmediğinden sana öyle söylemiş.

vay bee yarım saatte değişe biliyor insan oğlu. teyze#8217;de camdan bakıyor.

- oğlum kusura bakma yer yokmuş.

- tamam teyze sorun değil.

Çok sinirliyim, mal gibi kalktım allahın köyüne düşünmeden geldim. düşünmeden çıktım yola. hadi şimdi bilet ara, otobüs ara, soru soracak şahsiyet yok. dandik dandik tipler bana bakıyor etrafta. o sıralarda ezan okunmaya başladı. aklıma hemen cami geldi, tabi yaa cami#8217;de yatardım bende. sabaha kadar yatarım nolcakki. her tarafta düğün var. ne biçim yer burası, herkesin elinde silah var, ben nereye gelmişim böyle. cami#8217;yi bulmam la beraber hoca#8217;yı da buldum ama kapıyı kilitleyip gidiyor bişeyde diyemiyorum. cami#8217;nin şadırvanındaki banklara uzanayım diyorum. silah sesleri ve o kötü sesli düğün şarkıcısı yüzünden, ne kadar denesemde hepsinde başarısız oldum. bir türlü uyuyamıyorum.

saat 3 gibi, 6 tane köpek karşımda ben hemen fırladım. Şadırvanın penceresini açıp en yukardaki kutsal yazıya kadar tırmandım. 10 dk oldu, 20 dk oldu hala asılı halde köpeklerin gitmesini bekliyorum.

- hoşşt ulan hoşttt

bu böyle olmuycak, aklıma polisler geldi. telefonun şarj#8217;ı da heran bitebilir.

- alo 155 mi

- #8230;#8230;. emniyet karakolu

- abi ben bi köyde mahsur kaldım.

- nasıl yani

- her tarafta köpekler var. burada kaldım abi yaa

- adresi söyle bakalım

- abi tam olarak bilmiyorum ama Ü#8230;#8230;. köyündeki tüm camilere bakın bulursunuz beni. abi zaten kaç tane cami varki küçücük yer.

- tamam geliyoruz.

tam 45 dakika oldu kimse gelmedi.  allahım yarabbim kazasız belasız çıkart beni buradan  Çok sinirliyim artık dayanamıyor bağırıyorum

-l a n Şerefsizler, yardım etsenize laaaaann

kimsenin umrunda değil. sonunda ellerimin ağrısından ve sinirimden indim aşşağıya. son sesimle bağırdım 4 ayaklılara

- l a n hayvan müsvetteleri ne istiyonuz benden. l a n yoksa tarikat kurdunuzda benimi kurban veriyonuz laaaannn

sigara üstüne sigara yakıyorum. artık uyumakta istemiyorum, sadece sabah olmasını istiyorum. o sırada cami hocası geldi.

- oğlum sen bu saate kadar burdamı bekledin

- evet amca

- ah oğlum ah soğuktan robot gibi olmuşsun. akşam ben seni gördüm misafir geldi heralde dedim. neden bana söylemedin?

- söyleyemedim amca. arkadaşlarımı buraya annannesi gile bıraktım. geri döncektim ama saat 7#8242;den sonra otobüs yokmuş.

- Şu ezanı okuyum da gidelim benim evime

- Çok sağol amca

eve doğru yola çıktık, yanımda hoca olunca nedense köpeklerden korkmuyordum. eve girdik çay demledi, hoş sohbetler, nasihatler etti. gerçektende böyle insanlar bana göre azdı. murat hoca yerimi hazırladı,

- hadi oğlum zaten yorulmuşsun uyu biraz da dinlen.

- sağolun bu iyilikleriniz ödenmez

sabah oldu beni otobüse bindirip, uğurladı. otobüste, bir daha köye gelirsem şöyle olayım, bir daha adımımı atarsam böyle olayım diyor, bir yandan da gülüyordum neler yaşamıştım ben öyle.

Şehir merkezine indiğimde, hemen evin yolunu tuttum. kimseye bu olaydan bahsetmedim. bu tür olaylar başıma çok geldiğinden problemin benden kaynaklandığını düşünmelerini istemedim. Çok sevinçliydim ama yarım kaldım. bilgisayarımın başına geçtim, web sitelerimi kontrol ederken gördüm.  hacked by *bnenİn bİrİ 

a#8230;ko#8230;ç..ğu. sitemi hacklemiş.


adamın oğluna fırsatı vermiycen. 5 beden değil 35 beden en kıllı g.tü arar bulur. o dakka seni oraya sokup boğazına çöker.


murat hoca hariç gerisi boş. selam olsun o güzel insana.



shady seko</description>
</item><item>
<title>İnsanı intihara bile sürükleyebilir</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Insani_intihara_bile_surukleyebilir.html</link>
<description>arkadaşlar sanalda tanıştığınız bir kızın samimiyetine inanıp realde buluşmadan önce 2 kere düşünün derim. ben bunu yaşadım ve öğrendim.


hava kararmak üzere. emreyle 2 haftadır sanal konuştuğum kızın yanına gidiyorum 1 saatlik bir yolculuk bizi bekliyor. otobüs full dolu. en arka koltuğa çöreklendim. " nerelisin hemşerim " diyen koltuk yoldaşımla hiç konuşmadım.

hep merak ettiğim ve gidemediğim bir şelale vardı burada buluşacaktık acelemiz var, abartızız 100 üzeri basamaktan çıktık ikimizinde nefesi kesilmişti. göz göze geldik. 2 kız bize doğru geliyordu birisi çok güzel diğeri çok çirkindi.
2 haftadır konuştuğum kızın çirkin olabilme olasılığına ihtimal bile vermedim. rahattım. bunun neşesiyle emreyle dalga bile geçtim.

- emre seninkide fena değilmiş, rahat ol aslan.

- s..... ya sen konuş ben burda bekliyorum.

emre ardı arkasına saydırıyordu#8230; küfürler küfürler küfürler. kızlar iyice yaklaştı bu andan sonrası gerçektende hayatımı kararttı. Çirkin olan kız

- serkan sensin galiba dedi

- evet dedim

- bende nil memnun oldum

gözlerinin ruhu solmuş. göz değil de sanki eskimiş bir tahta parçası bana bakıyor. kolları kısalmış rengi atmış montunun cebinden çıkarttığı anahtarlığı bana sallayarak konuşuyor.

- nerede kaldın ? dedi

İnanılmaz geliyordu kız#8230; nilin o güzel arkadaşına baka kalmışım. Şaka yaptık nil benim demesini bekliyordum. emreyse arkasını dönmüş gözlerinden yaşlar geliyordu gülmekten.

- hadi dedi

- ne hadi?#8217;#8217; dedim

- nerede kaldın dedim hiç bişi sölemedin

değil cevap gıkımı çıkaramıyordum. emre bana, ben ona bakıyordum. sağımı solumu çekiştirdim

- hadi amaaa bekliyorum, dedi

- iııhh hıhhı, konuşamıyordum

emre gülmekten bayılıyor. sinirleniyorum gitsem gidemiyorum kalsam hayatta kalamam. sonunda konuşmaya karar verdim hemen bir plan kurdum kafamdan bunla öylesine yarım saat falan konuşayım bir daha nasılsa görmiycemki diye düşündüm.

- bişeyler içelimmi, dedim

- tamam olur

nilin arkadaşı gelmiyordu emrede gelmiyordu. buna asla katlanamazdım

- emre buraya gelsene

- ya siz konuşun ben burda bekliyorum dedi gülerek

yedirmem ulan yedirmem 

- arkadaşına söylermisin onlarda bizimle gelsinler

- nisan hadi sizde gelin

nisanda bize takıldı. az önce gelmeyen emre arkama baktımda oda geliyordu. etrafta sarhoş ve ne olduğu belli olmayan kişilerde vardı. nil sürekli bana bakıyordu. ne biçim kız bu dedim kendime. İnsanı intihara bile sürükleyebilirdi. rahattım. nisanı kesiyordum bende. nile sadece aralarda bakıyordum. sarhoşlar tarafından yanlışlıkla tecavüze uğrarsa yardım ederdim belki. nisandan tarafa geçiyorum. nilde kalkıp benim yanıma geçiyordu bir kaç sefer tekrarlandı bu durum en sonunda pes ettim.

- ya şeyy biz geç kaldıkda gitmemiz gerekiyor.

- tamam yarin yine buluşalımmı dedi

- bilmemki ben sana haber veririm

- her şey için teşekkür ederim serkan. sen bana çok doğal davranıyorsun.hoşuma gitti. sıkıldım yapaylıktan

- ya ya öyle

numaramı değiştirdim, msnden silip engelledim, okulunun önünden bile hiç geçmedim. Üç gün oldu hiç haber yok. yoktu g.t lalesi. kayıptı. Öldü heralde diye düşündüm. sonra unuttum gitti. bir hafta kadar sonraydı. İki elim dolu alışverişten geliyordum. apartmana doğru yönelirken ne göreyim. yanında emre ve nisan da vardı. kafamın içinde flaşlar patlıyordu. geriye doğru sayıyordum. tüm içtenliyiğle gülümsedi. bana doğru koştu. elimdeki paketlerden bazılarını aldı, arabanın kapısını açtı ve içeri girmemi bekledi. devamlı gülümsüyordu.

shady seko</description>
</item><item>
<title>Jelatini açılmamış kızlar  Maltepe gold</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Jelatini_acilmamis_kizlar_Maltepe_gold.html</link>
<description>evden çıktım hava çok soğuk, her yer kar. kendimce bişeyler düşünüyordum. ellerim cebime alıştığından, dengemi kaybedip sırt üstü buza çakılmam çok kolay oldu. başımı kaldırıp sağa sola baktım, varmı l*n acaba beni gören diye düşündüm. daha sonra bir grup öğrencinin bana karşı tebessümüyle karşılaştım.


ne bakıyonuz a.koim düştük işte ne var kötü yolamı düştük, tertemiz karların içindeyiz. elbiselerimde kirlenmedi ama belim ağrımıştı a.koim. hiç bozuntuya vermedim. kalkıp bir minibüse atladım. buğulu camı silip etrafı izlemeye başladım, ulan ulu orta nasıl düştüm ben diye düşündüm. sonra tekrar etrafı izlemeye başladım. nereye gittiğim önemli değildi , uzaklaşmaktı tek düşüncem. daha sonrasında minibüs durdu, içeriye ihtiyar bir amca girdi. onun için kötü olmalıydı çünki minibüs full doluydu. boş yer yokya hani ihtiyar gözümün içine bakıyordu yerimi ona vermem için. bu bakışlara içerlemiştim, o kadar kişi varken neden ben zaten hiç halim yoktu belimde ağrıyordu. hemen görmezlikten gelmeyi düşündüm. sanki ihtiyar benim düşüncemi okumuş gibi hamle yaptı.


- oğluuum müsade etde oturayım.

kötü yakalanmıştık, ihtiyara baktım.

- amca çok hastayım belimde ağrıyor.

İhtiyar sanki ben ona hiç bir şey söylememişim gibi başımda dikilmeye devam etti. minibüsteki herkes bize bakıyordu. ben bu yaşıma kadar böyle fesat ihtiyar görmedim. dayanamadım konuştum.


- yahu oturmuşumda size yalanmı savuruyorum. belim ağrıyor hastayım diyorum, hala bana yalan söylüyormuşum gibi bakıyorsunuz.

adam şaşırıp kalmıştı. ağzı açık, sesini çıkarmadan durdu. daha sonra ihtiyar iç cebine elini atıp bişeyler çıkardı.

- bir maltepe gold versem kalkarmısın ? dedi.

Şaşırıp kaldım, bu sefer ihtiyar beni şaşırtmıştı. adam beni zayıf noktamdan vurmuştu. maltepeye benim zaafım vardı, hemde gold bu. ayağa kalktım peketi elinden alıp.

- gel amca otur, ben birazdan incem zaten. dedim

sonra canım sıkıldı indim minibüsten. bir internet cafe gördüm, adımlarımı hızlandırıp içeri girdim. İçeriyi biraz süzdükten sonra, oturup zaman geçirmeye başladım. yarım saat falan geçti, benim yanımdaki masaya 2 adet jelatini açılmamış kız oturdu. sürekli benim pcme bakıp bişeyler fısıldıyorlardı. ne iş l*n bunlar diyip baktım, hemen gözlerini kaçırdılar. sonra sarışın olanı,

- ya bakarmısın biz şunu bir türlü yapamıyoruz. dedi

neymiş o diye baktım " @ " işaretini yapamadıklarından msn açamıyolarmış. güldüm bu zamanda böyle kızlar varmıydı dedim, daha sonra yardımcı olduktan sonra kız elimden tutup,

- ya göstererek yapta bizde öğrenelim. dedi

- ya işte şu tuşları kullanıyorsunuz o kadar.

- anladım, çok teşekkürler.

- Önemsiz.

sonra pcme döndüm, bir şarkı açıp kendi moduma girdim. bir ara baktım kızlar hala bana bakıyor. yine ne istiyor acaba bunlar dedim. sonra boşverip bir sigara yakarken kız ne dese iyi.

- ahh ahh bir sigaramız olsada içsek

hiç umursamadım, maltepe goldumu kimseyle paylaşamazdım. sonra kız dayanamadı yanıma sokuldu.

- bir maltepe versene ya. dedi

- sen bir paket maltepe gold ne kadar biliyomusun ?

- yoo

- zaten zam geldi hayatta vermem.

hemen maltepemi alıp cebime koydum. kız yalvarmaya başladı, hatta bir ara gözü döndü maltepemi zorla alıcaktı ama heralde cafedekilerden utandı. sonra kıza acıdım

- tamam tamam veririm ama yarısını veririm. dedim

- ya ben tam içmek istiyorum ama

dedikten sonra kız ağlamaya başladı. rezil etti beni cafeye, hemen göz yaşlarını silip sakinleştirmeye çalıştım.

- yapma şeker kardeşim, o zaman internet hesabımı öde, bir tam vereyim. dedim

kız birden ağlamayı kesip.

- yarısını öderim. dedi

kız çok sıkı pazarlıkçı çıktı. bununla uğraşılmaz diyip kabul ettim. paketimi cebimden aldım, içinden bir maltepe gold çıkarıp kıza uzattım. kız hemen alıp yaktı, bir nefes çektiktenm sonra

- ohh maltepe gold gibiside yok. dedi

kız canavar gibi içiyordu. ap açık benide teşvik ediyordu ama sevmiştim kızı kaliteden anlıyordu.


shady seko</description>
</item><item>
<title>Universiteli Kiz</title>
<link>http://www.fikrahikaye.com/hikaye-fikra/Universiteli_Kiz.html</link>
<description>İstanbulda üniversitede okuyan genç kız ankaradaki babasına telefon etmiş;
- baba, merhaba ben lale.
- ooooo güzel kızım benim. nabersin bakalim?.
- hiç sorma babacığım. hiç keyfim yok valla.
- hayırdır? bi sorunmu var?.
kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- nooldu kızım? anlatsana.
- murat evi terketti. boşanmak istiyormuş.
- ne evi lan? ne boşanması? sen ne zaman evlendinde bosaniyorsun.
- hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardıya ben onunla evlendim.
- iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. versin mahkemeye, hemen boşanın.
- boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış.
- püüh. rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?.
- ama babacığım o benim kocamdı. ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını.
- peki olan olmuş artık. yarın havale ederim parayı ögleden sonra bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları.
- sağol baba eeee şey bide kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var.
adam artık iyice fenalaşır. boğuk bir sesle konuşur;
- kürtajmı? bide hamilemi kaldın o çocuktan sen?.
- aslında ondan değil... zenci bi çocuk vardı... zaten o yüzden ayrılıyoruzya.
adam bayılmak üzeredir. nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- biz seni oraya okumaya yollamıştık. sen ne haltlar çevirmişsin. allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez ankaraya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını.
- İstersen hemen dönebilirim babacığım. ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü.
adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- okuldanmı atıldın? hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenlede evlendiricem.
- o iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben.
- allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir.
- Çok pis arkadaşları vardı. bilmem artık hangisinden kapmışımdır.
güm diye bir ses duyulur. adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
- hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. adresini ver bakim.
- mahmutpaşa karakolundayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında.
- karakolmu? bide karakolamı düştün layyynnn? ne yaptın?.
- dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. o kafayla arnavutköyde kokoreççi dükkanına girdim. ama neyseki kimse ölmedi. dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım
adam artık iyice fenalaşmıştır. hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. telefonda kısa bir sessizlik olur. kız tekrar konuşmaya başlar;
- babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım.
bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
- canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. okulda neymiş? hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin...</description>
</item> 
</channel>
</rss>